Türkiye'nin UNESCO Alanları - Aşk ve Güzellik Şehri Afrodisias

August 18, 2020 - 15 Minute Read

Türkiye, insanlık tarihini şekillendiren birçok önemli alana ev sahipliği yapıyor. Bunlardan 18'i UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alıyor. Her birinin kendine özgü hikâyeleri olan alanları, Turkish Museums platformlarımızda sizinle birlikte keşfediyoruz.

Bu hikâyelerden birinin başrolünde, ünlü foto muhabiri Ara Güler yer alıyor. İkonik fotoğrafçılığı ile bir neslin ruhunu yakalayan Ara Güler, dünyayı gezerek Winston Churchill, Alfred Hitchcock, Salvador Dali ve Picasso gibi etkili figürleri fotoğraflamıştı.

Fotoğraf: Ara Güler

Aydın'da bir görev sırasında kaybolan Ara Güler, paha biçilemez Roma kalıntılarıyla iç içe yaşayan köylülere rastlayınca çok şaşırır. 1958'de burada çektiği fotoğraflar, kayıp Afrodisias Antik Kenti'nin keşfedilmesini sağlar. Bölgede yaşayanlar antik kenti bilse de bu fotoğraflar sayesinde arkeolojik alana ulusal ve uluslararası düzeyde ilgi toplanır. Bu sayede çok sayıda çarpıcı yapıya sahip iyi korunmuş bir ören yeri ortaya çıkar.

AŞK VE GÜZELLİK ŞEHRİ

Adını tanrıça Afrodit'ten alan antik kent, Afrodit Tapınağı ve tapınakta sergilenen çarpıcı tanrıça heykeli ile biliniyordu. Afrodit'in bu versiyonu, Yunan aşk tanrıçası ile arkaik Anadolu bereket tanrıçasının bir harmanıdır. Bu eşsiz kült görüntüsünün Akdeniz'in başka yerlerinde bulunması, bu tapınağın bölgesel önemini gösteriyor. Afrodit Tapınağı MÖ 3. yüzyılda inşa edilmiş ve her zaman halkın kalbi ve ruhu olmuştur. Tapınak MS 500 yıllarında kiliseye çevrildi ve MS 1200 yılında Selçukluların bölgeyi fethine kadar kullanıldı.

BÖLGENİN MERMER BAŞKENTİ

Fotoğraf: Aphrodisias Müzesi, Aydın

Antik çağda Afrodisias; uzman heykeltıraşları, kaliteli mermer heykelleri ve kazılarda ortaya çıkarılan önemli bir heykel atölyesiyle oldukça ünlüydü. Şehrin yakınındaki mermer ocakları, Afrodisias'ın önde gelen bir sanat merkezi hâlini almasında önemli bir etken oldu.

MS 4-6. yüzyıllarda Afrodisiaslı heykeltıraşlar, Roma İmparatorluğu'ndaki önemli şahıslar için mermer büstler ve heykellerin üretilmesinde rağbet gördüler. Ürünleri dönemin en iyi mermer heykelleri olarak kabul edildi ve Roma, Konstantinopolis, Sardes, Laodikeia ve Stratonikeia gibi büyük şehirlerde sergilendi. Afrodisiaslı heykeltıraşların günümüze kalan eserleri arasında Hadrian’ın Tivoli’deki Villası bulunmaktadır.

Ören yerinin girişinde bulunan Afrodisias Müzesi'nde heykel ve kabartmalı lahit gibi bu döneme ait eserler sergileniyor. Ancak bu olağanüstü mermer işçiliği, antik kentin mimarisinde de görülmektedir.

DÜNYANIN EN İYİ KORUNMUŞ ANTİK STADYUMU

Ören yerindeki bir diğer önemli nokta, 30.000 seyirci oturma kapasitesi ile antik dünyanın en iyi korunmuş stadyumu. Antik kentin nüfusunun yaklaşık 10.000 olduğu düşünüldüğünde, stadyumun büyüklüğü önem kazanıyor. 270 metre uzunluğundaki stadyum aynı zamanda dünyanın en büyük stadyumlarından da biridir.

Stadyum, elips oluşturan iki kıvrımlı uca sahip olduğu için mimari formuyla dikkat çekiyor. Böylelikle bu bölümde oturan izleyiciler birbirlerinin görüşünü engellemeden arenanın geri kalanını kolaylıkla görebiliyordu. Stadyum; ayak yarışları, uzun atlama, disk ve cirit atma ile beraber güreş gibi geleneksel atletik etkinliklere ev sahipliği yapıyordu. Gladyatör dövüşleri de burada gerçekleştirildi. Yarışmacılar, her iki kısa uçtaki koltukların altındaki tünelleri kullanarak stadyuma giriş yapardı. Geç Antik Dönem’de, yapının doğu tarafı bir amfitiyatroya dönüştürüldü. Koltuklara oyulmuş yazıtlar, izleyiciler hakkında ipuçları barındırıyor. Dernekler (derici ve kuyumcular gibi) ve belirli varlıklı kişiler için ayrılmış birkaç yer dikkat çekiyor.

KEŞFEDİLECEK ÇOK DAHA FAZLASI

Afrodisias Ören Yeri, ziyaretçilere keşfedebilecekleri çeşitli yapılar sunuyor. Bouleuterion (veya belediye binası) ziyaretiniz sırasında mutlaka görmeniz gereken yapıların başında geliyor. Siyasi faaliyetler için kullanılan kapalı oditoryum şehrin kalbinde inşa edilmiş. İnsanların söz aldığı sahnenin arkası, önemli yerel figürlerin heykelleri ve sütunlarla çevrili. Bugün yapının sadece ön 9 sırası kalsa da arka sıralar da hesaba katıldığında Bouleuterion'da yaklaşık 1.700 kişilik mermer oturma yeri bulunuyordu.

Keşfedilen diğer yapılardan bazıları şunlardır: Agora Kapısı, Atrium Evi, Piskopos Sarayı, Sivil Bazilika, Gaudin'in Spor Salonu, Gaudin'in Çeşmesi, Hadrian Hamamları, Evler, Kuzey Agora, Kuzey Temenos Evi, Sebasteion, Güney Agora, Tetrapylon, Tetrastoon, Tiyatro ve Tiyatro Banyoları.