Aynalı Mağara ve Güzelce Kız Efsanesi

26.12.2023

5 Dakika

Aynalı Mağara ve Güzelce Kız Efsanesi

 

Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olan ve Hititlerden itibaren bölgede kurulmuş pek çok uygarlığın eserlerine ev sahipliği yapan Amasya’da, şehir merkezine 3,3 km uzaklıkta, Aynalı Mağara isimli bir kaya mezarı bulunur. Yetkin bir taş işçiliği örneği olan mimarisi ve dış cephesinde perdahlanarak parlatılmış kaya yapısıyla gizemli bir görünüme sahip olan mağara, ziyaretçilerin hayal gücünü canlandırır. 


Aynalı Mağara

 

Kaya mezarının alınlığında yer alan “Büyük Rahip Tes” ifadesi nedeniyle bir Mitra rahibine adandığı düşünülen yapı, içindeki duvar resimleriyle de dikkat çekicidir. 11. yüzyılda Bizanslı din adamları tarafından da kullanıldığı anlaşılan yapının tonoz kısmındaki duvar resimlerinde İsa’nın On İki Havarisi’nin tasvirleri de yer alır. Yıllar boyunca kenti ziyaret eden gezginlerin uğrak yeri olan yapı, gizemli görünümüyle yöre halkının da ilgisini çekmiş ve dilden dile aktarılan ilginç bir efsaneye konu olmuştur. Bir kralın olağanüstü güzellikteki kızı hakkındaki Güzelce Kız Efsanesi, Amasya’nın en ilginç tarihi varlıklarından biri olan Aynalı Mağara’nın yerel kültürdeki konumunu daha iyi anlamamızı sağlayabilir.


Prensesin Akıl Almaz Güzelliği

 

Söylenceye konu olan Güzelce Kız, öyle akıl almaz bir güzelliğe sahiptir ki yüzünü görenler yıldırım çarpmışçasına kendilerinden geçerler. Bu nedenle güzel prenses sürekli peçe takıp yüzünü gizleyerek dolaşmak zorunda kalır. Günlerden bir gün güzel kızının artık evlenme çağına geldiğine kanaat getiren kral, dört bir yana haberci salmaya karar verir çünkü kızının güzelliğini görüp de çarpılmadan dimdik durabilecek bir yiğit bulmanın kolay olmayacağını düşünür. Çağrıya cevap verip Güzelce Kız ile evlenmek için dünyanın dört bir köşesinden krallığına geleceklere de yalnızca bir şart koşmuştur: Talip, Güzelce Kız’ın yüzünü gördüğünde bayılmadan durabilmeli, bu güzelliği dünya gözüyle seyredebilmelidir. 

 

Kral’ın çağrısı büyük yankı uyandırır, ülkenin her yanından, hatta komşu ülkelerden birçok erkek, Güzelce Kız’a talip olmak için yola çıkar. Yiğitliği dillere destan delikanlılar, bilginler, şehzadeler, vezir çocukları at sırtında günlerce yol tepmeyi göz alarak Amasya’ya gelir. Ne var ki gelenlerin birçoğu Güzelce Kız’ın peçesini kaldırması şöyle dursun, karşılaşma anı yaklaştıkça heyecandan tir tir titrer ve daha kızın yanına varamadan bu sevdadan vazgeçer. Bu sonuçsuz çabalar günler boyunca böyle sürer gider; ta ki fakir ama bir o kadar da cesur bir delikanlı çıkıp gelene kadar... 


Güzellik ve Cesaretin Çarpışması

 

Güzelce Kız ile karşılaşma sırası bu delikanlıya geldiğinde, cesur genç, kızın peçesini hiç tereddüt etmeden kendi elleriyle kaldırır. Tam o anda gök gürültüsü gibi şiddetli bir gümbürtü duyulur ve gözleri kamaştıran bir ışık huzmesi parıldar. Bu sahneye tanık olan kimse ne olduğunu anlayamaz ve kalabalıktakiler kendilerini korumak için yere kapanır. Bir zaman sonra, yıldırım düşmesini andıran olayın pusu ortadan kalktığında ahali iki gencin yan yana yatan bedenleriyle karşılaşır. Prensesin güzelliği delikanlının benzersiz cesaretiyle karşı karşıya gelince, ilk görüşte aşkın şiddeti bir yıldırım yaratarak ikisini sonsuzlukta buluşturmuştur. 


Denir ki bu olayın ardından genç âşıkların bedenleri Aynalı Mağara’ya, kaya mezarı içindeki iki odaya defnedilmiştir. Mağara da dış cephesine güneş vurduğunda oluşan parlaklığı Güzelce Kız’ın yüzünden almıştır. Halk arasında dilden dile anlatılarak günümüze ulaşmış bu ilginç efsane, yüzlerce yıl önce oyulduğu yerde sapasağlam duran mekânın gizemini daha da arttırır. Yolunuz Amasya’dan geçtiğinde Güzelce Kız’ın yüzü gibi parlayan Aynalı Mağara’ya ve kültürü böyle renkli hikayelerle dolu olan şehrin benzersiz eserlerini görüp barındırdığı diğer anlatıları öğrenmek için Amasya Müzesi’ni ziyaret etmeyi unutmayın.
Menu
English
Giriş