#Syedra Örenyeri

Syedra antik kenti, Antalya’nın Alanya ilçesinin yaklaşık 20 km. güneydoğusunda, Sedre Çayı ile beslenen küçük kıyı ovasının hemen batısında yükselen dağlık alanda yer alır. Kent, iki farklı alanda gelişmiştir. İlki, deniz seviyesinden yaklaşık 400 m. yüksekliğe sahip, Asar Tepe adıyla anılan tepenin zirvesi ve yüksek yamaçları (yukarı kent), diğeri ise tepenin Akdeniz’e bakan güney-güneybatı yamaçlarından kıyı şeridine kadar uzanan eğimli alandır (Aşağı Kent). Kıyı şeridindeki geçiş güzergâhının en kritik noktalarından biri üzerindeki konumu gereği; batıdaki bereketli Pamphylia Ovası’nın büyük kentleri, doğuda Dağlık Kilikia (Cilicia Tracheia) Bölgesi’nin stratejik kentleriyle yakın ilişki ve etkileşimlerde bulunmuş olmalıdır. Dağlık Kilikia Bölgesi’nin, Doğu Akdeniz ile Anadolu arasındaki kıyı bağlantısı açısından önemli bir konumda olması sebebiyle, kıyı şeridindeki önemli bir kıstakta yer alan ve geniş bir liman alanına sahip olan Syedra’nın da çok daha erken tarihlerden itibaren başta Kıbrıs olmak üzere Mısır ve diğer Doğu Akdeniz uygarlıklarıyla deniz yoluyla ilişkiler kurmuş olması kaçınılmazdır. Nitekim bu kıyı şeridi daha Bronz Çağ’da önemli deniz ticaret yolu üzerindedir ve bölgenin diğer yakın kentlerinde olduğu gibi Syedra Limanı açıklarında da Bronz Çağ’a tarihlenen bulgulara rastlanmıştır. Ancak, Syedra ve yakın çevresindeki yerleşimlerin Hellenistik Dönem’e kadar olan geçmişi hakkında ne arkeolojik ne de tarihsel bilgiler henüz yeterli değildir. Kent, Pamphylia ve Kilikia bölgelerinin sınırında yer alması sebebiyle zaman zaman her iki bölgenin hatta Isauria Bölgesi’nin kenti olarak da anılır. Ancak gerek yerleşim modeli, gerekse epigrafik veriler ve antik kaynakların bilgilerine bakılacak olursa, Syedra kenti Dağlık Kilikia (Cilicia Tracheia) Bölgesi karakterini daha fazla yansıtmaktadır. İdari anlamdaki konumu ne kadar tartışmaya açık olsa da teknik ve kültürel açıdan irdelendiğinde batısından ziyade, Iotape, Selinus, Antiochia ad Cragum ve Anemurium gibi daha doğusundaki (Batı Dağlık Kilikia) kıyı kentleriyle yakın ilişki ve benzerlik içinde olduğu anlaşılmaktadır.

Kent İmparator Tiberius döneminde “Syedreon” adıyla kendi sikkesini basmaya başlar. İmparator Gallienus dönemine (MS 253-268) kadar sikke basımının devam ettiği görülür. Günümüzde gözlenebilen yapıların plan ve teknik özellikleri, MS 2.- 4. yüzyıllar arasında Syedra’nın en parlak dönemini yaşamış olduğunu gösterir. Mimari kalıntılar dışında, bu dönemlere ait epigrafik bulgular da bunu doğrular niteliktedir. Sarnıçlarının kapasitesine yönelik araştırmalara göre, bu dönemde Syedra’da yaklaşık 4.000-5.000 kişinin yaşamış olabileceği öne sürülmüştür. Syedra’nın, Roma imparatoru Septimius Severus’un MS 194 yılında Pescennius Niger’e karşı verdiği mücadelede İmparator’un yanında yer aldığı ele geçen yazıtlardan anlaşılmaktadır. Hamam, mezar gibi yapıların karakterine bakıldığında özellikle MS 3. yüzyılın ikinci yarısında yoğun bir yapılaşmanın olduğu gözlenmektedir. Bu duruma bu dönemde Roma’nın doğu eyaletlerindeki askeri hareketliliğin de etkisi olmalıdır. Batı Dağlık Kilikia’nın bazı kentlerinde ele geçen mezar yazıtlarından, emekli askerlerin bölgeye yerleştiği anlaşılmaktadır. Belli ki, bu kişiler kentlerin kalkınmasına da etki etmiştir. Syedra Sütunlu Cadde’de ele geçen çok sayıda onurlandırma yazıtı da MS 2. yüzyıl sonları- 3. yüzyıl başlarındaki zenginliğin göstergeleri arasındadır. Kent, MS 314-324 yılları arasındaki eyalet listelerinde Isauria kentleri arasında geçer. MS 370 yılındaki düzenlemelerle Isauria Eyaleti’nin sınırlarının daraltılmasıyla Pamphylia Eyaleti’ne dahil edilen kent Bizans Dönemi’nde Pamphylia Metropolitliği’ne bağlı bir piskoposluk merkezi olarak adı geçer. Diğer adı geçen kentlerde olduğu gibi Syedra’da da, Orta Çağ’da özellikle dinsel yapıların önemli yer tuttuğu anlaşılmaktadır. MS 7. yy.’dan itibaren başlayan Arap akınlarının ardından bölge Emevi ve Abbasi devletlerinin kontrolüne, 10. yy.’da ise tekrar Bizans egemenliğine girer.

Bölgeye yönelik epigrafik ve tarihi araştırmaların arttığı 19. yy. sonlarından itibaren yapılan gezilere ait notlarda ve yayınlarda Syedra’nın da adı sıkça geçer. R. Heberdey ve A. Wilhelm’in 1891-92 yıllarında yaptığı gezileri, kent ve yakın çevresiyle ilgili ilk araştırma olarak kabul edilir. Ardından, kent 1914 yılında J. Keil ve A. Wilhelm tarafından ziyaret edilir. 1960’lı yıllarda G. Bean ve T. Mitford tarafından yapılan epigrafik araştırmalar önemli bir yer teşkil eder. Yine aynı tarihlerde E. Rosenbaum, G. Huber ve S. Onurkan tarafından bölgede yürütülen yüzey araştırmaları kapsamında kentin belli başlı yapıları ve su sistemleri de araştırılmış ve 1967 yılında yayınlanmıştır. 1990’lı yıllarda kente yönelik araştırmalar yoğunlaşır. F. Hild ve H. Hellenkemper’in bu tarihlerdeki epigrafik çalışmalarını M. H. Sayar’ın aynı amaçlı araştırmaları izler. Aynı yıllarda G. Huber tarafından mimari tespit çalışmaları gerçekleştirilir. Tüm bu sayılanlar mimari ve özellikle epigrafik amaçlı tespit çalışmaları olup yüzeyde görülebilen kalıntılara yöneliktir. 1994 yılında, Alanya Müzesi tarafından başlatılan temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları 1999 yılına kadar sürdürülür. Bu çalışmalarda, Tapınak, Sütunlu Cadde, Akropol Kilisesi, Kaynak Mağarası, Liman gibi başlıca yapılarda gerçekleştirilmiştir.

Museums Nearby
Similar Museums

Summer Opening Times

Daily

10:00-19:00

Saturday

10:00-19:00

Sunday

10:00-19:00

Box Office Closed

18:30

Winter Opening Times

Daily

08:30-17:00

Saturday

08:30-17:00

Sunday

08:30-08:30

Box Office Closed

17:00

#Syedra Örenyeri

There is no event in this Museum

All Events